Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bakır

İlgili Kelimeler:

bakır alaşımı, bakır çalığı, bakır kaplama, bakır oksit, bakır pası, bakır rengi, bakır sülfat, bakır taşı, bakır tuzu, dişi bakır, erkek bakır

Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu)

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu elementten yapılmış

Örnek:

1. Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu.

1. Ertesi gün çadırların önünde Haldun Nedret'in Kadıköy'den getirdiği bakır lamba yanıyordu.


bakır alaşımı
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , % 1'in üzerinde çözünmüş elementlerin oluşturduğu bakır alaşımlarının genel adı


bakır çalığı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yeşile çalan mavi renk

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan

3. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bakır tuzları ile zehirli duruma gelmiş


bakır çalmak
Anlamı:

1. bakır kapta oluşan bakır tuzları nedeniyle yemek zehirli duruma gelmek


bakır kaplama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Demir vb. madenlerin yüzeyinde bakır katman oluşturma işlemi


bakır oksit
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Kimyasal formülü CuO veya Cu2O olan bakırın oksit biçimi


bakır pası
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Bakır üzerinde nemli havalarda oluşan bakır hidrokarbonat


bakır rengi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kızıla yakın kahverengi

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


bakır sülfat
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Göz taşı


bakır taşı
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Malakit


bakır tuzu
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Göz taşı


bakırcı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakır işleyen veya bakır kap kacak satan kimse


bakırcılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakırcının yaptığı iş


bakire
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız, erden

Örnek:

1. Bu mahallede bakire kızları bakkal dükkânına bile yollamıyorlar.

1. Bu mahallede bakire kızları bakkal dükkânına bile yollamıyorlar.


Lisan : Arapça bākire

Telaffuz : ba:kire

bakirelik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakire olma durumu, erdenlik


bakırımsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bakırsı

Örnek:

1. Gittikçe kırmızıya çalan bir güneş, her şeyin üzerine, tepeden tırnağa bakırımsı bir yaldız döküyor.

1. Gittikçe kırmızıya çalan bir güneş, her şeyin üzerine, tepeden tırnağa bakırımsı bir yaldız döküyor.


Bakırköy
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İstanbul iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : bakı'rköy

bakırlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakırlaşmak durumu


bakırlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek

Örnek:

1. Bakırlaşmış derime hasetle bakarak zehir gibi bir kahkaha şaklattı.

1. Bakırlaşmış derime hasetle bakarak zehir gibi bir kahkaha şaklattı.


bakırlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bakır içeren (maddeler)

Örnek:

1. Bakırlı metaller.

1. Bakırlı metaller.


bakirlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kızlık

2. İşlenmemiş olma durumu


bakırsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bakırı andıran, bakıra benzeyen, bakır gibi, bakırımsı


bakış

İlgili Kelimeler:

bakış açısı, bakış tarzı, içe bakış, süzgün bakış, yan bakış, horoz bakışı, kuş bakışı, ceylan bakışlı, koyun bakışlı, neyzen bakışlı, şahin bakışlı, ilk bakışta

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakma işi

Örnek:

1. Görenin kanını kaynatan bir tadı vardı duruşunun, bakışının.

1. Görenin kanını kaynatan bir tadı vardı duruşunun, bakışının.


bakış açısı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön, görüş açısı, açılım, perspektif

Örnek:

1. Bu üslubu ve bakış açısı yüzünden arka plana kaymış.

1. Bu üslubu ve bakış açısı yüzünden arka plana kaymış.


bakış atmak
Anlamı:

1. kısa bir süre bakıp geçmek

Örnek:

1. İki yanından bağrışanlara anlamadığı bir dilden konuşuyorlarmış gibi birer bakış attı.

1. İki yanından bağrışanlara anlamadığı bir dilden konuşuyorlarmış gibi birer bakış attı.